
Hayvansal protein üretiminde maliyet kontrolü kârlılığın temel belirleyicisidir. Üretim giderleri içerisinde en büyük payı ise yem oluşturur. Bu nedenle üreticilerin, yüksek maliyetli rasyon programlarını desteklemek amacıyla daha düşük fiyatlı mikotoksin bağlayıcılara yönelmesi anlaşılabilir bir durumdur. Ancak ilk bakışta ekonomik görünen bu tercihler, uzun vadede ciddi performans ve gelir kayıplarına yol açabilir.
Çünkü her bağlayıcı aynı değildir.
Mikotoksin bağlayıcılar, yemlere katılan ve hayvanların sindirim sisteminde bulunan zararlı mikotoksinleri bağlayarak kana karışmalarını önleyen katkı maddeleridir. Böylece mikotoksinlerin karaciğer, böbrek ve bağışıklık sistemi gibi hedef organlara ulaşması engellenir.
Bağlayıcılar genel olarak üç ana gruba ayrılır:
İnorganik bağlayıcılar: Bentonitler ve zeolitler
Organik bağlayıcılar: Maya hücre duvarı bileşenleri (MOS, β-glukanlar gibi)
Aktif materyaller: Aktif kömür gibi maddeler
Bazı ürünler yüksek bağlama kapasitesine sahip olsa da, önemli bir kısmı spesifik değildir. Yani yalnızca zararlı mikotoksinleri değil, aynı zamanda hayvan için gerekli olan besin maddelerini de bağlayabilir.
Düşük fiyatlı bağlayıcılar ilk bakışta cazip görünse de, çoğu zaman “sahte bir ekonomi” yaratır. Çünkü bu ürünler yalnızca mikotoksinleri değil; amino asitler, vitaminler ve eser elementler gibi hayati besin maddelerini de adsorbe edebilir.
Sindirim sisteminde bağlanan bu besin maddeleri artık biyoyararlanıma sahip değildir. Bunun sonucu olarak:
Yemden yararlanma oranı düşer
Bağışıklık sistemi zayıflar
Büyüme hızı yavaşlar
Üretim performansı geriler
Zamanla bu durum; artan veterinerlik maliyetleri, kötüleşen yem dönüşüm oranları (FCR) ve düşük kesim ağırlıkları gibi somut ekonomik kayıplara dönüşür.
Üstelik bu besin kaybı çoğu zaman “gizlidir”. Kağıt üzerinde rasyonlar tüm besin gereksinimlerini karşılıyor gibi görünse de, sindirim sisteminde bağlanan besinler nedeniyle hayvana ulaşan gerçek besin değeri düşer. Özellikle besin yoğunluğu hassas şekilde hesaplanan yüksek performanslı üretim sistemlerinde bu etki çok daha yıkıcı olabilir.
dsm-firmenich tarafından yürütülen kapsamlı değerlendirmeler, bağlayıcı performansındaki ciddi farklılıkları ortaya koymaktadır. 300’den fazla mineral kil, organokil, aktif kömür ve maya türevi ürün; özellikle Aflatoksin B1 (AfB1) bağlama kapasitesi açısından test edilmiştir.
Aynı standart test protokolü altında yapılan ölçümlerde, özellikle inorganik bağlayıcılar arasında geniş bir performans aralığı gözlemlenmiştir. Her ürün yeterli bağlama kapasitesi göstermemiştir.
Bu değişkenlik önemli bir risk faktörüdür. Yetersiz performans gösteren bir bağlayıcı, mikotoksinlerin bir kısmının sindirim sisteminden geçerek hayvan sağlığı ve verimliliği üzerinde olumsuz etki göstermesine neden olabilir.
Mycofix® ürün ailesi, seçici (spesifik) adsorpsiyon prensibiyle geliştirilmiştir. Amaç, zararlı mikotoksinleri (örneğin AfB1) etkili şekilde bağlarken, faydalı besin maddelerine dokunmamaktır.
Bu özellik:
Spesifikliği kanıtlanmış mineral bağlayıcılar
Besin emilimine müdahale etmeden detoksifikasyonu artıran özel katkı maddeleri
kombinasyonu sayesinde sağlanmaktadır.
Mycofix® Secure, birçok bentonit bazlı bağlayıcının aksine, oral antimikrobiyaller ve koksidiyostatlarla minimal etkileşim göstermektedir. Simüle edilmiş gastrointestinal koşullarda yapılan testlerde enrofloksasin ve bakterisin gibi veteriner aktif maddelerinin anlamlı düzeyde adsorbe edilmediği gösterilmiştir.
Ayrıca ürün, Avrupa Birliği’nin yemlerde bentonit için belirlediği maksimum kullanım sınırının (20 kg/ton) oldukça altında, genellikle 0,5–3 kg/ton aralığında kullanılmaktadır.

Mycofix® Secure’ün besin maddeleriyle etkileşimini değerlendirmek amacıyla, akredite bir dış laboratuvarda kontrollü bir çalışma yürütülmüştür.
Çalışmada:
%0,2 Mycofix® Secure içeren yem
Kontrol (katkısız) yem
karşılaştırılmış ve amino asit ile vitamin konsantrasyonları analiz edilmiştir (LC-MS/MS yöntemi).
Sonuçlar nettir:
Mycofix® ilavesi ile kontrol grubu arasında anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Bu da pratik kullanım seviyelerinde Mycofix®’in amino asitleri ve vitaminleri adsorbe etmediğini göstermektedir.

Mikotoksin risk yönetiminde hassasiyet büyük önem taşır. Spesifik olmayan bağlayıcılar besin kaybına ve görünmeyen maliyetlere yol açabilir. Fatura üzerinde ucuz görünen bir çözüm, üretim performansındaki düşüş nedeniyle uzun vadede çok daha pahalıya mal olabilir.
Mycofix®, hedefe yönelik mikotoksin kontrolü sağlarken besinsel değeri koruyan, kanıtlanmış bir çözümdür. Çünkü mikotoksin yönetiminde önemli olan sadece bağlamak değil, doğru olanı bağlamaktır.
Sabine Masching
Mikotoksin Ürün Müdürü
Bir biokey uzmanıyla iletişime geçin veya ihtiyaçlarınıza uygun dünyanın her yerindeki kişileri bulun.
Biokey Gıda, Tarım ve Hayvancılık Ltd Şti; 2010 yılında İstanbul’da kuruldu. Halen, 2020 yılında DSM ANH bünyesine katılan Avusturya menşeili biyoteknoloji firması BIOMIN GmBH ortaklığıyla çalışmalarını sürdürmektedir.
2024 BİOKEY HER HAKKI SAKLIDIR.
YENİÇÖZÜM | WEB TASARIM