
Koksidiyoz stratejiniz artık güncel olmayabilir. Nedenleri ve Önlemleri
yazar: Shelby Ramirez – Kanatlı Stratejik Pazarlama ve Yeni İş Geliştirme Başkanı, Hayvan Besleme ve Sağlık, dsm-firmenich
Koksidiyoz, kanatlı endüstrisinde en maliyetli hastalıkların başında gelmektedir. Yıllık küresel maliyetinin 9,2 ila 15,6 milyar ABD doları olduğu ve her bir kanatlı için ortalama 0,2 ABD doları kayba yol açtığı tahmin edilmektedir (Blake ve ark., 2020). Hastalıkla mücadelede kullanılan araçlar hızla evrim geçirirken, üreticilerin de stratejilerini modern yaklaşımlarla güncellemesi gerekmektedir.
Son yıllarda doğal yem katkı maddeleri güçlü bir ivme kazanmış ve daha geniş ölçekte benimsenmeye başlamıştır. Aynı zamanda makine öğrenimine dayalı araçlar, subklinik sorunların erken tespiti ve hızlı aksiyon için üreticilerin hizmetine girmektedir. Bu gelişmeler, hem performansı hem de kârlılığı koruyan sürdürülebilir, dirençten bağımsız çözümler arayışını yansıtmaktadır.
Kanatlı yetiştiriciliğinin yapıldığı her yerde koksidya görülebilir. Endüstride, bağırsak yolunun farklı bölgelerini enfekte eden yedi farklı Eimeria türü tanımlanmıştır (Shirley ve Millard, 1986).
Eimeria’nın karmaşık yaşam döngüsü vardır ve enfeksiyon bölgesi, tür ve yaşam döngüsü evresine göre farklı önleme stratejileri değişen derecelerde etkili olabilmektedir (Chapman ve Rathinam, 2022).
Kanatlılarda koksidiyoz kontrolü 80 yılı aşkın süredir kimyasal koksidiyostatlara dayanıyordu. 1960’lı yıllardan itibaren antimikrobiyal direnç ortaya çıkmış, bu da iyonoforların ve karışımların kullanılmasına yol açmıştır.
Kimyasallar, Eimeria’yı hücre içi yaşam evrelerinde metabolizmalarını bozarak etkiler.
İyonoforlar ise hücre dışı evrelerde ozmotik dengeyi bozarak paraziti baskılar.
Aşılar, 3-4 hafta içinde bağışıklık sağlasa da subklinik enfeksiyonlar ve performans kayıpları nedeniyle sınırlı oranda benimsenmiştir.
Üreticiler, direnci yavaşlatmak için rotasyon ve shuttle programları geliştirmiştir. Bu programlarda farklı dönemlerde farklı koksidiyostatlar, iyonoforlar ve aşılar kullanılmıştır.
İyonoforlar koksidiyoz kontrolünde önemli bir yere sahiptir. Ancak:
Güvenlik aralığı dardır.
Performansı azaltma ihtimali vardır.
Isı toleransını olumsuz etkileyebilir.
Buna rağmen, kimyasallarla birlikte kullanıldığında dirençli Eimeria’ya karşı hâlâ etkili olabilir ve Gram-pozitif bakteriler üzerinde ek koruma sağlar.
Koksidya aşıları, dirençsiz Eimeria’yı ortama kazandırarak ilaç duyarlılığını yeniden sağlayabilir. Ancak, altlık yönetimi (taze altlık kullanımı ya da döngüsel yeniden kullanım) bu yöntemin başarısını belirleyen önemli faktörlerden biridir.
Performans kayıpları ise en önemli dezavantajdır. Özellikle erken pazara sunulan kanatlılarda, kayıpların telafisi için yeterli zaman bulunmamaktadır. Bu noktada yem katkıları, aşılama sürecinde performans desteği sağlayabilir.
Probiyotikler, prebiyotikler ve fitogenikler, antibiyotiksiz üretim programlarına uyumlu olmaları ve farklı etki mekanizmaları sayesinde yaygın olarak kullanılmaktadır.
Probiyotikler, bağırsak bütünlüğünü güçlendirerek Eimeria’nın yarattığı sızıntıları engelleyebilir.
Mikrobiyal modülatörler, sızan besinleri faydalı mikrobiyal metabolizmaya yönlendirebilir.
Fitogenik–saponin karışımları, daha güçlü kimyasallara ara verdirerek uzun vadede onların etkinliğini koruyabilir.
Geleneksel nekropsiler yerine, Verax™ gibi makine öğrenimi tabanlı araçlarla daha az invaziv örneklemeler yapılarak kan biyomarker analizleriyle öngörücü koksidiyoz skorları elde edilmeye başlanmıştır.
Birkaç yıl içinde, kloakal sürüntülerden yüksek doğrulukta koksidiyoz tahminlerinin yapılabileceği ve böylece yem dönüşüm kayıplarının önlenebileceği öngörülmektedir.
“Verax™, koksidiyoz tespitinde devrim yaratma potansiyeline sahiptir.”
Koksidiyozun etkin yönetimi, kanatlı sağlığı ve verimliliği için kritik öneme sahiptir.
Güçlü biyogüvenlik uygulamaları
Rotasyon ve shuttle programlarının doğru yönetimi
Yem katkılarının entegrasyonu
Makine öğrenimi tabanlı erken tespit araçlarının kullanımı
birlikte uygulandığında, hem direnç riskleri azaltılabilir hem de performans korunabilir.
Sonuçta, geleneksel yöntemler ile yenilikçi stratejilerin birleşimi, koksidiyozu sürdürülebilir şekilde yönetmenin ve kanatlı endüstrisinde uzun vadeli kârlılığı güvence altına almanın anahtarıdır.
Bir biokey uzmanıyla iletişime geçin veya ihtiyaçlarınıza uygun dünyanın her yerindeki kişileri bulun.
Biokey Gıda, Tarım ve Hayvancılık Ltd Şti; 2010 yılında İstanbul’da kuruldu. Halen, 2020 yılında DSM ANH bünyesine katılan Avusturya menşeili biyoteknoloji firması BIOMIN GmBH ortaklığıyla çalışmalarını sürdürmektedir.
2024 BİOKEY HER HAKKI SAKLIDIR.
YENİÇÖZÜM | WEB TASARIM