
Doğum öncesi mikotoksin maruziyeti, gebelik sürelerinin kısalmasına neden olabilir ve hem ineklerin hem de buzağıların sağlığını ve hayatta kalma oranını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle süt üretim döngüsü boyunca yüksek yem ve su kalitesinin korunması büyük önem taşır.
Mikotoksinler, tarlada veya depolama sırasında oluşabilen küf kaynaklı toksinlerdir.
Yem veya suyun kirlenmesi, özellikle kuru dönem ve laktasyona geçiş döneminde sürü sağlığı üzerinde ciddi sonuçlar doğurabilir.
Küf, yem kalitesini ve lezzetini düşürürken, mikotoksinler hayvanlarda inflamatuar yanıtı tetikleyerek süt veriminde ve doğurganlıkta düşüşe neden olabilir.
Başlıca olumsuz etkiler şunlardır:
Rumen fonksiyonunda azalma
Düşük kuru madde alımı (KMA/DMI)
Kolostrum hacmi ve kalitesinde azalma
İshal, SARA ve gastrointestinal sorunlar
Yumurtalık kistleri, artan kürtaj riski
Yüksek somatik hücre sayısı, laminitis ve ketozis
Schuenemann ve arkadaşlarının (2022-2024) dört ülkede 71 çiftlik üzerinde yürüttüğü çalışmada:
Örneklerin %25’i dört mikotoksin (DON + ZEN + FUM + T-2) içeriyordu.
2023 yılında kötü hasat koşulları nedeniyle bu oran %75’e kadar çıktı.
Genel olarak, numunelerin %57 ila %87’si birden fazla mikotoksin içeriyordu.
Bu durum, tek bir mikotoksini hedefleyen çözümlerin yeterli olmadığını, geniş spektrumlu yönetim stratejilerinin gerekli olduğunu göstermektedir.
Holstein ineklerinde ortalama gebelik süresi 270–283 gün arasında değişir.
Gebeliğin son 60 gününde buzağı hızlı bir büyüme sürecine girer ve doğum ağırlığının %50’si bu dönemde kazanılır.
Kısa gebelik süresi, buzağılarda ishal, ölü doğum ve yüksek ölüm oranı ile ilişkilidir.
Aynı zamanda ineklerde metritis, plasenta tutulması ve düşük süt verimi gibi sorunlara yol açabilir.
Yüksek mikotoksin maruziyeti:
Kanda kortizol seviyesini artırır,
Erken doğum riskini yükseltir,
Gebelik süresini kısaltır.
Son araştırmalar, gebelik süresinin aynı zamanda ineklerin mikotoksinlere ve diğer stres faktörlerine karşı direncini gösteren bir biyolojik gösterge olabileceğini ortaya koymaktadır.
7.350 ineklik büyük bir sürüde yapılan çalışmada, yemlerdeki DON, ZEN ve FUM düzeyleri azaltılmıştır.
Yem değişikliği sonrası kısa gebelik oranı %20’den %10’a düşmüştür.
Ölü doğum oranı ve plasenta tutulması vakaları azalmıştır.
Kolostrum hacmi artmış, süt verimi ve inek sağlığı iyileşmiştir.
Bu bulgular, yem kaynaklarının iyileştirilmesi ve beslenme programlarının optimize edilmesiyle mikotoksin etkilerinin azaltılabileceğini göstermektedir.
Yem bitkilerini kapalı alanlarda depolamak
Fermantasyon sürecini iyileştirmek
Yem katkı maddeleri ile destek sağlamak
Geniş spektrumlu mikotoksin azaltma programları uygulamak
Not: Belirli bir mikotoksini hedeflemek yerine tüm riskleri kapsayan çözümler tercih edilmelidir.
Mikotoksinlerin inek ve buzağı sağlığı üzerindeki etkileri ciddi ve çok boyutludur. Gebelik süresinin kısalması, hem sürü sağlığını hem de çiftlik performansını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle:
Yem ve su kalitesinin korunması,
Mikotoksin riskine karşı proaktif yönetim,
Beslenme programlarının optimize edilmesi hayati öneme sahiptir.
Araştırmalar, mikotoksinlerle mücadelenin yalnızca hayvan sağlığını değil, aynı zamanda süt verimliliğini ve ekonomik sürdürülebilirliği de doğrudan etkilediğini göstermektedir.
Bir biokey uzmanıyla iletişime geçin veya ihtiyaçlarınıza uygun dünyanın her yerindeki kişileri bulun.
Biokey Gıda, Tarım ve Hayvancılık Ltd Şti; 2010 yılında İstanbul’da kuruldu. Halen, 2020 yılında DSM ANH bünyesine katılan Avusturya menşeili biyoteknoloji firması BIOMIN GmBH ortaklığıyla çalışmalarını sürdürmektedir.
2024 BİOKEY HER HAKKI SAKLIDIR.
YENİÇÖZÜM | WEB TASARIM