
Antibiyotiklere alternatif yollar arayışının hız kazandığı günümüzde, pre- probiyotikler hayvan beslenmesinde yeni bir dönemi başlatıyor. Bu alandaki öncülerden biri olan DSM-Firmenich, ürün portföyünü “bilime dayalı bir antibiyotik büyüme hızlandırıcı alternatifi” olarak konumlandırıyor. Şirketin öbiyotikler bölümünün küresel başkanı Dr. Mohammad Vadiei, pre- probiyotiklerin modern üretim sistemleri için neden ideal bir çözüm sunduğunu detaylarıyla açıklıyor.
Dr. Vadiei, pre- probiyotiklerin en büyük avantajlarından birinin etkilerini yutulduktan hemen sonra gösterebilmesi olduğunu vurguluyor. Kontrollü fermantasyon süreçlerinden elde edilen bu bileşenler, canlı mikroorganizmalar içermediklerinden dolayı uzun düzenleyici süreçlere gerek kalmadan pazara sunulabiliyor. Bu özellikleri, özellikle yüksek verim ve stabilite talep eden modern üretim sistemleri için pre- probiyotikleri cazip hale getiriyor.
Vadiei’nin dikkat çektiği bir diğer önemli kavram ise “hassas biyotikler”. Bu yeni nesil mikrobiyom modülatörleri, klasik probiyotik veya prebiyotiklerin aksine, bağırsak mikrobiyotasının bileşimini değiştirmeye çalışmak yerine mikrobiyal metabolizmayı doğrudan yönlendirmeyi hedefliyor. Bu amaçla kullanılan özel olarak tasarlanmış glikanlar, mikrobiyal gen ekspresyon yollarını etkileyerek hayvanın bağışıklık ve performans kapasitesini artırıyor.
Vadiei, yapılan mikrobiyal analizlerin bağırsak mikrobiyotasının daha çeşitli ve dirençli bir yapıya doğru evrildiğini ortaya koyduğunu belirtiyor. Bu veri, DSM-Firmenich’in yaklaşımının sadece performansı artırmakla kalmayıp aynı zamanda antimikrobiyal dirençle mücadeleye de katkı sağladığını gösteriyor.

Dr. Vadiei, pre- probiyotiklerin sürdürülebilir hayvan beslenmesine sağladığı katkıları üç temel başlıkta özetliyor:
Hayvan Sağlığı ve Dayanıklılığı: Bağırsak sağlığı ve bağışıklık desteği sayesinde antibiyotik ihtiyacını azaltıyor, ölüm oranlarını düşürüyor ve genel refahı artırıyor.
Besin Verimliliği: Yem dönüşüm oranlarını iyileştirerek, birim hayvansal ürün için daha az yem ve hammadde kullanılmasını sağlıyor. Bu da kaynakların daha etkin kullanılmasına olanak tanıyor.
Çevresel Etkiyi Azaltma: Besin emiliminin artmasıyla birlikte azot ve fosfor atımı azalıyor, bu da atık ve emisyonların düşmesine ve çevreye olan baskının hafiflemesine yardımcı oluyor.
Bu yönleriyle, Vadiei’ye göre DSM-Firmenich ürünleri hem ekonomik hem de çevresel hedefleri destekleyen bütünsel çözümler sunuyor.
Vadiei, yem işleme süreçlerinde – özellikle peletleme gibi yüksek ısılı işlemler sırasında – probiyotiklerin canlı kalmasının büyük bir zorluk olduğunu belirtiyor. Bu sorunu aşmak için mikrokapsülleme teknolojilerini kullanarak termal bozunmayı engelliyorlar. Böylece ürünler, yemleme sonrasında bile canlılıklarını ve etkinliklerini koruyabiliyor.

Dr. Mohammad Vadiei’nin liderliğinde DSM-Firmenich, antibiyotiklere olan bağımlılığı azaltmak, verimliliği artırmak ve çevresel etkiyi azaltmak gibi hedefleri pre- probiyotikler ve hassas biyotikler aracılığıyla gerçekleştirmeyi amaçlıyor. Bu yaklaşım, yalnızca hayvan sağlığında değil, aynı zamanda küresel gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik stratejilerinde de kritik rol oynayabilecek bir dönüşümün habercisi.
Bir biokey uzmanıyla iletişime geçin veya ihtiyaçlarınıza uygun dünyanın her yerindeki kişileri bulun.
Biokey Gıda, Tarım ve Hayvancılık Ltd Şti; 2010 yılında İstanbul’da kuruldu. Halen, 2020 yılında DSM ANH bünyesine katılan Avusturya menşeili biyoteknoloji firması BIOMIN GmBH ortaklığıyla çalışmalarını sürdürmektedir.
2024 BİOKEY HER HAKKI SAKLIDIR.
YENİÇÖZÜM | WEB TASARIM