
Birçok bilimsel yayın, mikotoksinlerin balık ve karideslerdeki farklı kontaminasyon seviyelerindeki etkilerini göstererek rahatsızlıkların daha iyi anlaşılmasını sağlamıştır. Bununla birlikte, balık ve karideslerde mikotoksin maruziyeti için hala sadece birkaç doğrulanmış klinik semptom vardır.
Mikotoksin kontaminasyonunda oldukça yüksek seviyelerde klinik bulgular görülebilmesine rağmen daha sık subklinik etkiler gözlemlemekteyiz. Özellikle kronik maruziyet sırasında orta düzeyde mikotoksin seviyeleri dahi hayvanları olumsuz etkileyebilir. Mikotoksinler bağışıklık sistemini, bağırsak bariyerinin bütünlüğünü etkiler ve hastalık için predispozan faktörler olarak hareket eder. Bu nedenle, orta düzeyde olan mikotoksin seviyeleri dahi risk oluşturmaktadır.
Balık ve karides yetiştiriciliği için gizli bir tehdit
Su ürünleri yemlerinde mikotoksinlerin ortaya çıkması ve bunların hedef türler üzerindeki etkileri her gün daha önemli hale gelmektedir. Çünkü yem formülasyonundaki genel eğilim, balık unu ve balık yağının daha sürdürülebilir bitki proteini ile değiştirilmesi yönündedir. Ek olarak, yüksek fiyatların ve hammaddelerin daha az bulunabilir olduğu zamanlarda, yem üreticileri mikotoksin kontaminasyonu riskini artırabilecek daha düşük kaliteli tahıl veya yan ürünlere yönelebilmektedir.
Mikotoksinlerin kimyasal ve termal stabilitesi, bu molekülleri ekstrüzyon gibi yaygın yem üretim prosedürleri sırasında hasara karşı duyarsız hale getirir.
Mikotoksinlerin balık ve karideslerde açıklanan etkilerinin çoğu genel semptomlardır ve örneğin patojenik yük; çevresel stres faktörleri, saponinler, lektinler, tanenler vb. diyet anti-besleme faktörleri gibi çeşitli patolojilere veya zorluklara atfedilebilir.
Mikotoksin alımının neden olduğu en önemli etkiler şunlardır:
Genel olarak, mikotoksinlerin suda yaşayan türlerdeki etkileri, aşağıdakiler gibi toksin, hayvan ve çevre ile ilgili faktörlere bağlıdır:
Mikotoksinlerle kontamine olmuş bitkisel hammaddelerin karma yemlere dahil edilmesi, yemlerde mikotoksin kontaminasyonu riskini artıracaktır. Gonçalves ve ark., (2016),
Asya ve Avrupa'da hem karides hem de balık olmak üzere 41 bitmiş yemden alınan örnekteki mikotoksin oluşum seviyeleri, balık/karides mikotoksikozları hakkındaki mevcut literatürle karşılaştırdı.
Yazarlar, 2014 yılında analiz edilen örneklerde bulunan seviyelerin, su ürünleri yetiştiriciliğindeki birkaç önemli türün duyarlılık seviyesi içinde olduğunu bulmuşlardır. Gonçalves ve ark. (2016), bulunan mikotoksinlerin seviyelerinin, sadece tek mikotoksin seviyelerini hesaba katarak bile, su ürünleri yetiştiriciliği türlerini tehlikeye atabileceği gerçeğini vurguladı.Gonçalves ve ark. (2016). Mikotoksinlerden etkilenen türlerin sayısının, bazı önemli türlerde araştırma eksikliği ve bu çalışmada dikkate alınmayan mikotoksinlerin sinerjilerinin varlığı nedeniyle çalışmada belirtilenden daha yüksek olacağı belirtilmiştir.

Bir biokey uzmanıyla iletişime geçin veya ihtiyaçlarınıza uygun dünyanın her yerindeki kişileri bulun.
Biokey Gıda, Tarım ve Hayvancılık Ltd Şti; 2010 yılında İstanbul’da kuruldu. Halen, 2020 yılında DSM ANH bünyesine katılan Avusturya menşeili biyoteknoloji firması BIOMIN GmBH ortaklığıyla çalışmalarını sürdürmektedir.
2024 BİOKEY HER HAKKI SAKLIDIR.
YENİÇÖZÜM | WEB TASARIM